Eşbaşkan Bucak: Kadın katliamlarının hesabını hep birlikte soralım
Artan kadın katliamlarını protesto etmek amacıyla yapılan açıklamada konuşan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, kadın katliamlarının hesabının hep birlikte sorulması gerektiğine dikkat çekerek, “Kadınlar vardır, var olacak; kadınlar burada ve kadınlar birbirine sahip çıkacak” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi öncülüğünde artan kadın katliamlarına dikkat çekmek ve mücadele çağrısında bulunmak amacıyla Bağlar ilçesinde basın açıklaması düzenlendi. Dörtyol Kavşağı’nda gerçekleştirilen açıklamaya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, ilçe belediye eşbaşkanları, siyasi parti ve kadın örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı.
Son bir ayda 4 kadın katledildi
Açıklamada konuşan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, şiddetle mücadele alanında çalışan bütün kadın yapısıyla ve kentin siyasi iradesi ile birlikte alanda olduklarını belirterek, “Son bir ayda Diyarbakır’da 4 kadın katledildi. En sonuncusu Ayfer Çakmak; burada, Bağlar’da, kendi evinin sokağında, ikamet ettiği evinin sokağında en yakını tarafından, eşi tarafından öldürüldü. Ne yazık ki Ayfer Çakmak 5 evladını geride bıraktı. Yine ondan önce katledilen iki kadın ayrılmak istediği, boşanmak istediği yahut boşandığı eşi tarafından tuzak kurularak kamusal alana çekildi ve katledildi.” dedi.
‘Yerel yönetimler de politikalarını güçlendirmeli’
Kadına yönelik şiddete karşı yürütülen mücadeleye değinen Eşbaşkan Bucak; farkındalık, cins bilinci ve örgütlenme çalışmalarının zorlu mücadeleler sonucu yaşamsallaştığına dikkat çekerek yürütülen tüm mücadelenin yanında yerel yönetimlerin ve bu alanda yürütülen kadın politikalarının da büyütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Eşbaşkan Bucak, “Bu kentte kadınlar kendilerini ne kadar güvende hissediyor yahut güveneceği mekanizmalara ne kadar erişebiliyor? Veya güveneceği mekanizmalar gerçekten mahallelerimizde, kadınların buluştuğu alanlarda, yerlerde güvenilir mekanizmalar olarak görülüyor mu? Elbette bununla ilgili her kadın katliamı sonrası yahut yaşadığımız her olumsuzluk sonrası başta yerel yönetimlerle, bu kentte siyaset yürüten aktivistler, kadın alanında çalışan, şiddetle mücadele alanında çalışan yapılarımızla bir araya geliyoruz.” diye konuştu.
‘Kadınlar üzerindeki iktidar ilişkisi her yere sirayet ediyor’
Kadınların yürüttüğü mücadele ve oluşturduğu ağların tek başına kadın cinayetlerini önlemeye yetmediğini, çünkü bu durumun sistem sorunu olduğunu vurgulayan Eşbaşkan Bucak, kadınların bedeni ve yaşamı üzerinden oluşturulan iktidar ilişkisinin her yere sirayet ettiğini dile getirdi.
‘Mekanizmaların hayata geçmesi eril politikalar karşısında zorlanıyor’
Kadınların bir yandan kimlik mücadelesi, dil mücadelesi, varlık mücadelesini verdiğini anımsatan Eşbaşkan Bucak; şiddet politikalarına karşı farkındalıklar, eğitim çalışmaları, kampanyalar, Alo Şiddet Hatları gibi çeşitli mekanizmalar kurduklarına dikkat çekerek “Ama bugün gelin görün ki bu mekanizmaların ne yazık ki iktidarın eril politikalarının karşısında zorlandığını ifade etmek durumundayız” diye konuştu.
‘Çaresiz değiliz, irademizi büyütebiliriz’
Ancak kadınların çaresiz olmadığını ifade eden Eşbaşkan Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zorlandığımız yerde alternatifimizi bulacağız. Ama biz kadınlar Amed'de, Adana'da, İstanbul'da, Ankara'da, Türkiye'nin neresinde olursa olsun çaresiz değiliz! Çaresiz olmadığımızı, burada olduğumuzu, burada bir irade olduğumuzu, kadınlara sahip çıkacağımızı buradan söylemek istiyoruz.”
Kadın cinayetleri ve şiddet davalarında yargının tutumunu da eleştiren Eşbaşkan Bucak, 6284 sayılı Yasa’nın uygulama noktasında zaafların yaşandığını, mahkemelerin “kravat” veya “iyi hal indirimleri” ile failleri cezasız bıraktığını vurguladı. Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş için yürütülen mücadeleye değinen Eşbaşkan Bucak, kadın katliamı davalarında delilleri yargının değil, kadınların ve sivil toplum örgütlerinin bulduğuna dikkat çekti.
‘Kadınlar yaşamak istiyor’
Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyasındaki eksiklikler ve cezasızlık politikalarına değinen Eşbaşkan Bucak, ailesi ve kadınların yürüttüğü mücadele olmasaydı dosyanın “intihar” denilerek kapatılacağını söyledi. Eşbaşkan Bucak, sözlerine şöyle devam etti: “Ne kadar çok intihar etmek isteyen kadın varmış bu coğrafyada! Toplumumuz buna inanmasın. Kadınlar yaşamak istiyor. Kadınlar bu hayattan koparılmak istenmiyor, kadınlar bu hayatın temelidir. Kadınlar çocuklarıyla, varlıklarıyla, fikirleriyle, eylemleriyle bu yaşamda olmak istiyor.”
Erkeklere farkındalık çağrısı
Bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla erkeklere de çağrıda bulunan Eşbaşkan Bucak, “Erkekler yanı başındaki, komşularındaki kavgayı, şiddeti görsün; ses çıkartsın, rol oynasın! Örgütlü toplum ancak şiddeti durdurabilir, örgütlü toplum ancak birbirinin yarasını sarabilir.” diye seslendi.
‘Hep birlikte hesabını sormamız lazım’
Eril sisteme karşı her alanda uyanık olunması çağrısında bulunan Eşbaşkan Bucak, “Bunu çözene kadar uyanık olmamız lazım, bunu çözene kadar örgütlü olmamız lazım, bunu çözene kadar hep birlikte bu kadın katliamlarının hesabını sormamız lazım. Kadınlar vardır, var olacak; kadınlar burada ve kadınlar birbirine sahip çıkacak” diyerek sözlerini tamamladı.
