Tarih yükleniyor...
⏳Yükleniyor...
UNESCO Dünya Mirası
10.11.2015
Bilindiği üzere, “Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı”, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilmiştir.
Eşbaşkanlar

Eşbaşkan Bucak: Ekolojik dengeyi korumak tarihsel görevimiz

Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, “Uluslararası Sürdürülebilir Su Yönetimi: Bilim, Politika ve Uygulama Konferansı”na katıldı. Diyarbakır’ın Dicle Nehri ve Hevsel Bahçeleri’nin hayat verdiği onlarca medeniyetin izini taşıyan bir kent olduğunu belirten Eşbaşkan Bucak, ekolojik dengeyi korumanın tarihsel görevleri olduğunu söyledi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen, “Uluslararası Sürdürülebilir Su Yönetimi: Bilim, Politika, ve Uygulama Konferansı”na katıldı.29 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek konferansın ilk gününe Eşbaşkan Bucak’ın yanı sıra DBB Genel Sekreteri Serdar Bakıroğlu, DİSKİ Genel Müdürü Mehmet Şerifoğlu, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, bilim insanları, araştırmacılar, 25 ülkeden 50 katılımcı ile çok sayıda konuk katıldı.

‘Su yaşamın temelidir’

Diyarbakır ve Dicle Üniversitesi’nin tanıtım videosunun ardından başlayan programda konuşan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendiren en önemli konulardan biri olan ‘su’ için bir araya geldiklerini belirterek, suyun yalnızca doğal bir kaynak değil, gıda güvenliğinin, tarımsal üretimin, ekonomik kalkınmanın, çevresel sürdürülebilirliğin ve nihayetinde yaşamın temeli olduğunu söyledi.

Eşbaşkan Bucak: Bu topraklar medeniyetlerin çıkış noktası

Konferans Düzenleme Kurulu ve konukları selamlayarak konuşmasına başlayan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, suyun geleceğini, iklim krizini ve yaşam varlığı olan havzaları konuşmak üzere bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konferansın Diyarbakır’da gerçekleşiyor olmasının çok anlamlı olduğunu belirten Eşbaşkan Bucak, bu topraklardan akan Dicle ve Fırat nehirlerinin, hayatı taşıdıkları için medeniyetlerin çıkış noktası olduğunu belirtti.

‘Su varlıklarını korumalıyız’

Bugün içinde bulunduğumuz medeniyetlerin varlığını sürdürebilmesi için üzerine düşünmemiz gereken ilk ve en temel meselenin su olacağını ifade eden Eşbaşkan Bucak, şöyle konuştu: “Bireysel anlamda suyun israf edilmemesi gerektiği gibi, şehirlerimizde su varlıklarını korumayı, suyun akıllı yönetimini benimsemeyi, atık suyun geri dönüşümünü de eyleme dökmeliyiz. Biz Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak, yönetime geldiğimiz günden bu yana ‘Ekolojik, Demokratik ve Kadın Özgürlükçü Kent’ vizyonumuzu merkeze aldık. Diyarbakır, Dicle Nehri’nin ve Hevsel Bahçeleri’nin hayat verdiği onlarca medeniyetin izini taşıyan bir kenttir. Bizim tarihsel görevimiz, bu kadim ekolojik dengeyi rant politikalarına ve betonlaşmaya karşı korumaktır.”

‘İklim krizi kırılgan grupları daha fazla etkiliyor’

Suyun sürdürülebilirliği adına DİSKİ Genel Müdürlüğü’nün Merkez İçme Suyu Arıtma Tesisi sahasında yaklaşık 1 milyar liralık yatırımla 2. Etap İçme Suyu Arıtma Tesisi'ni inşa ettiğini hatırlatan Eşbaşkan Bucak, tesis tamamlandığında kentin günlük içme suyu arıtma kapasitesinin 260 bin metreküpten 520 bin metreküpe çıkacağını ifade etti. Bu artışın, kuraklığın ve şehirleşmenin yarattığı ani yüklere karşı sistemi daha dayanıklı kılacağını belirten Eşbaşkan Bucak, sözlerine şöyle devam etti:

“Suya güvenli erişimin ilk koşulu, yeterli ve dayanıklı kapasitedir. Ancak bizler kentsel politikalarımızı ne kadar titiz bir hassasiyetle oluşturmaya çalışsak da küresel iklim değişikliği gerçeği tüm yıkıcılığıyla önümüzde durmaktadır. Diyarbakır, bu krizin kuraklık boyutunu en ağır şekilde hisseden coğrafyaların başında gelmektedir. İklim adaptasyonu projeleri için yalnızca yerel değil, ulusal ve küresel ölçekte bir iş birliği gerekmektedir. Bu doğrultuda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Çünkü biz, yerel yöneticiler olarak biliyoruz ki iklim krizi herkese eşit dokunmuyor. Kuraklık ve su kıtlığı en çok kentsel yoksulları, küçük ölçekli çiftçileri, kadınları ve kırılgan toplumsal kesimleri vuruyor. Bu nedenle su yönetimi, bizim için sadece teknik bir altyapı hizmeti değil, doğrudan bir ‘Su Adaleti’ ve ‘Kent Hakkı’ meselesidir.”

Kongreden çıkacak bilimsel sonuçlar, yol haritaları ve politika önerilerinin, yerel yönetim uygulayıcıları olarak yollarını aydınlatacağını ifade eden Eşbaşkan Bucak, üretilen bilimsel verileri politikalarına ve uygulamalarına uyarlamanın yerel yöneticilere düşeceğini söyledi.

Eşbaşkan Bucak, konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dicle Üniversitesine, tüm bilim insanlarına ve yurt dışından Diyarbakır’a gelerek konferansa katkı sunan tüm konuklara teşekkür ederek konuşmasını noktaladı.

Paylaş
ALO 153Kadın Dostu Kentler