Tarih yükleniyor...
⏳Yükleniyor...
UNESCO Dünya Mirası
10.11.2015
Bilindiği üzere, “Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı”, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilmiştir.
Eşbaşkanlar

Eşbaşkan Bucak, Torino’daki Ortadoğu ve barış konferansında konuştu

İtalya’da düzenlenen “Ortadoğu’da Barış İçin Bir Perspektif” konferansına katılan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, yerel yönetimlerin demokratik toplumun inşasındaki rolüne dikkati çekerek eşbaşkanlık deneyimi ve Kürt sorununun çözümüne yönelik kapsamlı bir sunum yaptı.

İtalya’nın Torino kentinde Torino Belediyesi, İnsan Hakları Bölgesel Komitesi ve Piemonte Bölgesel Yönetimi ortaklığında, Torino Tasarruf Bankası Vakfı desteğiyle düzenlenen “Ortadoğu’da Barış İçin Bir Perspektif” konferansına Türkiye’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri Berdan Öztürk ve Dilan Kunt Ayan ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Düzenlenen konferansın açılış oturumunda Torino Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Dott.ssa Michela Favaro, CRT Vakfı üyesi ve Piemonte Dinlerarası Koordinasyon Sözcüsü Giampiero Leo ile Eşbaşkan Serra Bucak yer aldı.

Kayyım uygulamalarına değindi

Konferansta Kürtçe bir sunum yapan Eşbaşkan Serra Bucak, “Demokratik toplum projesinin bir temeli olarak yerel yönetimlerin tecrübesi: belediyecilik süreçleri ve eşbaşkanlık sistemi; yerel özerklik, demokratik katılım ve kayyım atamaları ile merkezî iktidar baskılarına karşı direniş” konularına değindi. Önceki dönemlerde belediyemize ve DEM Partili belediyelere defalarca kayyım atandığına ve kayyım atamalarının devam ettiğine değinen Eşbaşkan Bucak, bölgedeki siyasal, sosyal ve ekonomik konulara dair değerlendirmelerde bulundu.

Demokrasi yerelden gelişir

Türkiye gibi çatışmalı süreçler yaşayan ülkelerin yönetimsel sorunlarını, merkezî ve yerel yönetimler arasındaki çelişki ve çatışmaları detaylandıran Eşbaşkan Bucak, demokratik toplumun ve yönetimin ulus devletlerdeki merkezî dayatmalarla değil, mahallelerde, köylerde, halk meclislerinde, kadın meclislerinde ve gençlik meclislerinde kurulduğunu vurguladı. Demokrasinin günlük yaşamla ilk bağını belediyede kurduğunu, belediyenin kendini yönetebilme ve sorunlara çözüm üretebilme alanı olduğunu hatırlatan Eşbaşkan Bucak, demokratik kazanımların yanı sıra eksikliklerin de özeleştirel bir dille ifade edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Belediye deneyimleri özetlendi

Kürt demokrasi hareketinin belediyecilik deneyiminin 1999 yılında Halkın Demokratik Partisi (HADEP) ile başladığını anımsatan Eşbaşkan Bucak, belediye hizmetlerinin sınırlarının “yol, su ve çöp toplama” gibi kamusal hizmetlerin ötesine taşındığını vurguladı. Kürt siyasetinin geliştirdiği paradigma değişikliğinden sonra halkın karar alma süreçlerine daha aktif katıldığını sözlerine ekleyen Eşbaşkan Bucak, partisinin yönettiği belediyelerde kent konseyleri, mahalle meclisleri, kadın merkezleri, kooperatifler, çok dilli hizmetler ve kültür kurumlarının geliştiğini ve belediyenin demokratik siyasetin okuluna dönüştüğünü belirtti. Eşbaşkan Bucak, DEM Parti geleneğindeki belediyelerin demokratik, özgürlükçü, adil, eşit ve şeffaf hizmet anlayışındaki ve hizmet sınırlarındaki dönüşümlerin aynı zamanda merkezî iktidarı endişelendirdiğini ifade etti.

Eşbaşkanlık sistemi ve kadın özgürlüğü

Eşbaşkanlık sisteminin ve kadın özgürlüğünün demokrasinin ölçüsü olarak nasıl işlediğini kendi deneyimleri üzerinden özetleyen Eşbaşkan Bucak, Kürt demokrasi hareketinin 2014’ten bu yana kazandığı her belediyenin bir kadın ve bir erkek tarafından birlikte yönetildiğini, kararların birlikte alındığını ve halka birlikte hesap verildiğini kaydetti. Eşbaşkan Bucak, bu uygulamanın bir cinsiyet kotası olmadığını, çünkü kota sisteminde kadınların erkeklerin kurduğu sisteme dâhil edildiğini, oysa eşbaşkanlık sisteminin sistemin kendisini dönüştürerek yalnızca erkeklerin ataerkilliğin temsilcisi olarak oturduğu koltuğu ortadan kaldırdığını vurguladı. Eşbaşkan Bucak, kadın evleri ve sığınakları, kadın kooperatifleri, cinsiyeti ve kadınların varlığını esas alan kararlar ve bütçe gibi sonuçların ortada olduğunu, birçok yönden zorluk yaşamış kadınların yerel yönetimlerde karar sahibi olarak kendi kaderlerini yazdıklarını sözlerine ekledi.

Merkez ile yerel yönetimler arasındaki bütçe ve yetki paylaşımındaki yanlışlara da değinen Eşbaşkan Bucak, bu yanlışların toprak, su, enerji, iklim, hayvan hakları dâhil birçok konuda yanlış planlamalara sebep olduğunu dile getirdi. Ulus devletlerdeki tekçi politikaların alternatifine değinen Eşbaşkan Bucak, projelerinin komünlerden ve mahallelerden yukarıya doğru akan yerel bir güç olduğunu söyledi. Kentin farklılıklarına dikkati çeken Eşbaşkan Bucak, Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin birlikte yaşayıp birlikte karar aldığını vurguladı.

‘Dünyadaki diğer mücadelelerden de dersler çıkarıyoruz’

Dünyadaki diğer mücadelelerden de dersler çıkardıklarını belirten Eşbaşkan Bucak, Brezilya’nın Porto Alegre kentinde 1989’da başlayan katılımcı bütçe sisteminin mahalle meclislerine gerçek bir denetim sağladığını ve dünya çapında ün kazandığını, ancak siyasi koşullar değişince içinin boşaltılıp teknik bir araca dönüştürüldüğünü belirtti. Buradan çıkarılacak dersin, bir partinin iktidarına bağlı katılımın zayıf olup çökeceği ve katılımın toplumun içinde derinleşip yasayla korunması gerektiği olduğunu ifade etti. Ayrıca Rojava örneğinde komünlerin, eşbaşkanların ve kadın meclislerinin en zorlu koşullar altında dahi Demokratik Konfederalizmin mümkün olduğunu gösterdiğini dile getirdi.

‘Süreç yeni bir kapı araladı’

27 Şubat’taki “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yeni bir kapı açtığını, Kürt hareketinin tarihî adımlar attığını ve şimdi devletin de adım atması gerektiğini sözlerine ekleyen Eşbaşkan Bucak, bu bağlamda yerel demokrasinin en net sınav olacağını, belediyelerin başında kayyımları tutmaya devam eden ya da mülklerini hâlâ geri vermeyen bir barış sürecinin güven vermeyeceğini ifade etti. Kürtlerin kendi mücadelesindeki güven ve kararlılığın tam olduğunu ancak devletin atacağı adımların gündelik yaşama yansıması gerektiğini belirten Eşbaşkan Bucak, bu süreçte Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu şerhi kaldırmasını istedi. Aynı zamanda Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresini süreci izlemeye davet eden Bucak, kentler arası iş birliklerinin önemini hatırlattı. Yönetimlerine kayyım atanmış belediyelerin derhal seçilmiş iradeye teslim edilmesini isteyen Eşbaşkan Bucak, uluslararası demokrasi güçlerini de bu tür uygulamalara karşı daha kararlı durmaya davet etti.

Paylaş
ALO 153Kadın Dostu Kentler