Eşbaşkan Bucak: Yerel demokrasi ruhu yeniden güncellenmeli
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, kadınların komünal dayanışmanın öznesi olduğunu belirterek, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı'ndaki çekincelerin kaldırılması ve yerel demokrasi ruhunun yeniden güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası’nın (TÜM BEL-SEN) 13. Dönem 5. Genel Meclisi çalıştayı gerçekleştirildi. Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen çalıştaya Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun'un yanı sıra ilçe belediye eşbaşkanları, meclis üyeleri, sendika yöneticileri ve üyeleri katıldı.
Çalıştayın açılışında Eşbaşkan Serra Bucak ile TÜM BEL-SEN Genel Başkanı Erdal Bozkurt konuştu.
Eşbaşkan Bucak: Ele alınan başlıklar çok önemli
Eşbaşkan Bucak, ele alınan başlıkların çok önemli olduğunu, kendi alanlarında da benzer çalışmalar ve başlıklar üzerinden demokratik yerel yönetimler meselesinin özünün nasıl daha katılımcı, şeffaf, hesap verebilir ve kadın özgürlükçü bir perspektifle ilerleyebileceğini tartıştıkları bir süreçten geçtiklerini belirterek, sendikanın kendi alanından bu tartışmalara doğrudan katkı sunmasının ve güçlendirmeler yapmasının çok anlamlı olduğunu ifade etti.
‘Halkın belediyeleriyiz’
Yerel yönetimlerin tarihsel birikimine dikkat çeken Eşbaşkan Bucak, demokratik toplum ve barışın inşasında katılımcı yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Eşbaşkan Bucak, şöyle konuştu: "Bildiğiniz üzere bizler, Terzi Fikrilerin, Edip Solmazların, Hilvan 1978'lerin önemli demokratik deneyimlerinden bugünlere gelmiş; ama bugünlere gelirken de elbette pek çok darbe girişimiyle, kayyım girişimiyle baş başa kalmış yerel yönetimleriz, halkın belediyeleriyiz, toplumun belediyeleriyiz. Bu anlayışla, bu perspektifle, bu sorumlulukla bunu nasıl büyütebiliriz ve ülkemizde devam eden ve muhakkak güçlenmesi gereken demokratik toplum ve barışın inşası sürecinde tam da bu katılımcı demokratik bakışımızı ülkenin temel gündemi haline, yani yerellerin, yerel yönetimlerin, yerel dinamiklerin, kent dinamiklerinin, ilçe dinamiklerinin, köy dinamiklerinin bir parçası haline nasıl getirebiliriz? Önemli konular bunlar."
‘Halk, karar alma süreçlerine doğrudan katılmalı’
Eşbaşkan Bucak, demokratik yerel yönetim anlayışına dikkat çekerek, şunları söyledi: "Bizler demokratik yerel yönetim derken; halkın söz, yetki ve karar sahibi olduğu, eşitliği, özgürlüğü, şeffaflığı, katılımı ve barışı esas alan bir yerel yönetimi tarif ediyoruz. Ve halkın karar alma süreçlerinde doğrudan ve etkin katıldığı bir anlayışı elbette sözde değil, özde hayata geçirmek gerektiğinin de farkındayız. Çünkü buralar, bizim sadece bu cümleleri sarf ettiğimiz ama dönüp uygulama alanlarında o iddialara yaklaşamadığımız yerler olmamalı. Bunun sorumluluğu ve ağırlığı büyük. Bu da öyle sadece alanlarda, mahalle toplantılarında, salonlarda yahut belediye çalışmalarında ifade etmekle olmuyor. Halkın bu meselenin öznesi olduğunu ve hesap soran taraf olduğunu, muhakkak birlikte tartıştığımız alanları ve zeminleri yaratmamız gerektiğini biliyoruz."
‘Kadınlar komünal dayanışmanın öznesidir’
Eşbaşkan Bucak, yakın zamanda gerçekleştirilen Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu konferansına değinerek, dört gün süren programda kadın ve karma oturumlarla yerel yönetim anlayışının kapsamlı biçimde ele alındığını söyledi. Eşbaşkan Bucak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Demokratik Yerel Yönetimler Kurulunun üye belediyeleri; hem Türkiye'nin batısından hem de buradan, bölgeden, belediyelerimizin katıldığı geniş delegasyonlarla önce iki günlük kadın konferansımızı gerçekleştirdik. Ve kadınların barış sürecinde, yereldeki komünleri oluşturma sürecinde, komünal dayanışmanın öznesi olduğunu ve kadın perspektifiyle bu komünal anlayışı gerçekleştirmenin nasıl mümkün olduğunu karar altına aldık. Sonraki iki günde de yerinden yönetim ilkesinin gerektirdiği katılımcı, şeffaf ve hesap verebilirlik anlayışının ne demek olduğunu ifade ettik, tartıştık. İki gün boyunca tüm pratiklerimizi masaya yatırdık."
‘Yerel demokrasi ruhu yeniden güncellenmeli’
Yerel yönetimlerin yalnızca belediyelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Eşbaşkan Bucak, dört gün süren konferans sürecinde alınan kararlar ve yerel demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şöyle konuştu: "Biz yerel yönetimler derken sadece belediyeleri kastetmiyoruz. Tam da sendikalarımızın, sivil toplumumuzun, kent mekanizmalarımızın tüm yapılarını ve katılımcılarını, aktivistlerini kastediyoruz. 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı bize çok önemli bir şeyi söylüyor: Neden zaman kaybetmeden yasal adımların atılması gerekmekte? Neden yerel demokrasinin gelişmesi açısından Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın üzerindeki çekincelerin kaldırılması gerekiyor? Bizler dört gün boyunca yaptığımız toplantıların, konferansların sonucunda bazı önemli kararlar aldık. Tam da bu yasal düzenlemelerin gerektirdiği şartlar sebebiyle Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı'ndaki çekincelerin kaldırılmasını ve yerel demokrasi ruhunun yeniden güncellenmesinin önemini vurguladık. Yine kararlarımız arasında, yerel yönetimlerde kayyım atamalarını mümkün kılan maddenin değiştirilmesini ve kayyım uygulamalarının sona ermesi gerektiğini vurguladık. Yine yerel yönetimlerimizde çok önemli bir iddiamız olan eşbaşkanlık sisteminin yasal bir güvenceye kavuşmasını ve bu ülkede sürdürülebilir, uygulanabilir bir sistem olarak tanınmasını talep ettik. Bütün bunlar bizim açımızdan çok önemli kararlaşmalardı. Bununla birlikte ekolojik perspektif, doğayla uyumlu politikalar, kültür, dil, çok dilli politikalar, kapsayıcı politikalar, engelli politikaları, kadın özgürlükçü politikalar; bütün bunları, emek politikaları perspektifimiz ve emekçilere yaklaşımımızla birlikte hep birlikte tartıştığımız önemli süreçlerden geçtik."
Çalıştay, açılış konuşmalarının ardından oturumlarla devam etti.
